2013’te Kurulan Fashion Revolution İle Tanıştın Mı?

Fashion Revolution Week Moda Devrimi Haftası
Fashion Revolution Week Moda Devrimi Haftası

24 Nisan 2013’te Banglageş Rana Plaza’da gerçekleşen iş kazasında 1134 tekstil işçisi hayatını kaybetti. Bu kişiler modadaki hızlı tüketim ihtiyacını karşılamak için, uygun olmayan çalışma koşullarında ve çok düşük ücretlerle çalıştırılıyordu. Gerçekleşen bu kaza maalesef ne ilk ne de son oldu. Fashion Revolution (Moda Devrimi) gerçekleşen bu olaydan sonra, tekstil sektöründe daha adil bir sistem yaratmak, sürdürülebilir moda için mevcut durumu iyileştirmek amacıyla kuruldu.

Globalde büyük üretimler gerçekleştiren moda markaları, ne kadar para kazanırsa kazansın çalışma şartları ve adil olmayan ücret politikalarıyla maalesef çalıştırdıkları kişilere uygun bir yaşam hakkı tanımıyor. Bunun yanı sıra üretim sürecinde her kıyafet için kullanılan zararlı materyallerle doğanın geri dönüştürülemeyecek şekilde tahribatı söz konusu.

Fashion Revolution her yıl düzenlediği haftada, hem markalara hem de tüketicilere, moda sektöründe kurulan bu sistemle nasıl başa çıkabileceklerini anlatıyor.  Consumption (Tüketim), Composition (İçerik), Conditions (Çalışma Koşulları)  ve Collective Action (Kolektif eylemler) konuları çerçevesinde şekillenen online oturumlarda, Mana markası olarak kalbimizi çelen güzel noktaları seninle paylaşmak istedik.

Modayı Değiştiren Bir Soru: “Who Made My Clothes?” (Giysilerimi Kim Yaptı?)

Fashion Revolution (Moda Devrimi) Giysilerimi Kim Yaptı

 “Giysilerimi kim yaptı?” sorusu her sene olduğu gibi, bu sene de programda en çok konuşulanlardan biri oldu. Tekstil sektörünün globalleşen tedarik zinciri, kıyafetlerimizi üreten kişilerle iletişimimizi elverişsiz hale getiriyor. Bu şu anlama geliyor; yaptığımız alışverişlerle markalara para kazandırıyoruz ve farkında bile olmadan işçilerin kötü çalışma şartlarını da desteklemiş oluyoruz. Kıyafetlerimizi kimin yaptığını bilmemiz, onları üreten insanları görünür hale getiriyor. İnternet elimizde çok güçlü bir silah ve artık dünyanın her köşesine ulaşma, durumu gözlemleme gücüne sahibiz. Çalışma koşullarını inceleyerek ve geri bildirim vererek markalar üzerine yapıcı bir etki yaratabiliyoruz. Sen de Fashion Revolution’un başlattığı kampanyayı destekleyerek aldığın her üründe markayı etiketleyerek #WhoMadeMyClothes ya da #GiysilerimiKimYaptı? Sorularını sorabilir ve markaları cevap vermek zorunda bırakabilirsin.

Sürdürülebilir Moda İçin: What’s In My Clothes? (Giysilerimde Ne Var?)

Moda sektöründe yapılan her şey doğaya geri dönüyor. Besin ya da zehir olarak.

Fashion Revolution (Moda Devrimi) Giysilerimde Ne Var

Fashion Revolution Week her sene düzenlediği haftada “Giysilerimi kim yaptı?” sorusunu sorarken bu sene “Giysilerimin içeriğinde ne var?” sorusunu ekledi. Moda sektörünü sürdürülebilir kılan şey, ürünlerin materyallerini, yapılış yöntemlerini ve kullanış şekillerini bilmekten geçiyor. Aldığımız her kıyafette birden fazla materyalin olması bile onu geri dönüşüme elverişsiz hale getirebiliyor. Her materyalin geri dönüşüm süreci çok başka, bu da sadece basit bir tişörtün geri dönüşümünü bile imkansız hale getirebiliyor.

Dikkatimizi çeken ilginç noktalardan biri; mayo, bikini gibi kıyafetlerin streç olabilmesi için içeriğnide %100 oranında elastan kullanılıyor. Elastan diğer materyallere nazaran %150 daha fazla karbondioksit kullanılarak üretiliyor. Üretim şekli bir yana, mayo sayesinde direkt tenimize temas ettiği için sağlığımızı da kötü anlamda etkiliyor. Yıkamak istediğimiz de elastanın içindeki mikroplastikler suya karışıyor. Her ne kadar arıtma sistemleri kullanışlı olsa da bu elastanlar içtiğimiz şebeke suyuna kadar ulaşabiliyor. Peki zararı minimize etmek için ne yapmalı? Sürdürülebilir moda için geri dönüşüm malzemeleriyle yapılan seçenekleri ya da vintage ürünleri tercih edebiliriz.

Satın aldığımız diğer ürünlerle bağ kurmak ise öncelikli tercihimiz olmalı.  Kıyafetlerimizin üzerimizde nasıl gözüktüğü önemli bir gerçek ancak giydiğimizde o kıyafetin bize nasıl hissettirdiği artık daha önemli. İyi hissetmemizin yolu, üretilen kıyafetin hikayesini, kimlerin ürettiğini, hangi malzemelerle tasarlandığını ve çevreye etkisini bilmekten geçiyor. Bu şekilde bir bağ kuruyoruz.

Hepimiz biliyoruz; satın aldığımız kıyafetin birçoğu çok fazla giyilmeden dolabımızın bir köşesinde bekliyor. Daha fazla alışveriş yapıp bunları dolaba mahkum etmek bekletmek yerine, aldığımız ürünün değerini yaratmak, onun etkisini bilmek daha etkili bir çözüm.

Her şeyin çok değişken olduğu, artık hızlı tüketim için mevsimleri geçtik ara sezonların çıktığı moda sektöründe tercihlerimizle bir etki yaratmamız mümkün. Geleceğimiz için, doğayı korumak için; sadece atık üreten, tüketim odaklı moda anlayışından vazgeçmeliyiz. Gereksiz, yok edici bir sistemden kaçarak yeniden tasarlayan, eski kıyafetleri geri dönüştüren, ileri dönüşümü benimseyen, sürdürülebilir modayı tercih etmek bizim elimizde. Biz kendi hesabımızda bununla ilgili bilgileri seninle paylaşacağız. Sen de bu konu hakkında bir şey yapmak istersen hem Mana Instagram hesabını hem de Fashion Revolution sitesini takip edebilir, sürdürülebilir moda konusunda atman gereken adımları öğrenebilirsin.

 


Alakalı Paylaşımlar

Bir yorum bırak

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.