8 Mart: Dünya Emekçi Kadınlar Günü

Uzun bir kıştan sonra baharın ilk kokularının duyulduğu, mevsim değişikliğinin hissedilmesiyle yeni heyecanların ve umutların yeşerdiği mart ayı geldi çattı. 

Bu ayın, baharın habercisi olmasının yanı sıra, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü vesilesiyle de yüreklerimizde umut yeşerten bir ay. 

Yaşadığımız, duyduğumuz o karanlık haberlerin ve gündemin arasında kadının değerini anlatan ve duyurmaya çalışan reklam ve film yapımlarını görünce insanın içinde buruk bir umut duygusu beliriyor. Buruk, çünkü hala kadın-erkek eşitliğinin mücadelesini vermek durumunda olmak ve kadının gücünün hala ispatlanmaya çalışıyor olması, o yeşeren umudun bir yanını burkuyor. 

Buna rağmen mart ayı, umudun ve geleceğin ayı.  Bu ay, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün kutlandığı ve anıldığı ay. Her sene umutlarla andığımız, tüm dünyada aynı isimle, aynı hikayeyle anılan  bugünün tarihçesine gelin bir kere de beraber değinelim. 

Fotoğraf: This is Mana

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün tohumları 1857 yılında New York’da atılıyor. O tarihte, New York’da 40.000’e yakın, çoğu kadın, dokuma işçisi; daha adil, daha iyi çalışma koşullarına sahip olmak adına grev yapıyorlar. O günün devamında polisin, işçilerin grevine müdahale ederek işçilerin fabrikaya kilitlenmesi üzerine çıkan bir yangında, fabrikadan kaçamayan işçiler yanarak can veriyor. Yıllar içinde, Birleşmiş Milletler tarafından tanımlanmış Dünya Kadınlar Günü’nün doğmasına vesile olacak olan bu acı olayda, çoğu kadın, 129 işçi hayatını kaybetmiştir.

Bu olay, basında yer almaması ve olayın örtbas edilme çabalarına karşın yaşandığı dönemde büyük ses getiren bir eylem olmuştur. Basında olaya hiç yer verilmemesine rağmen işçilerin cenaze törenine 100 bini aşkın kişi katılmış (Siyaset Dergisi).

1910 yılında Kopenhag’da gerçekleşen Sosyalist Kadınlar Konferansı’nda kadının erkeklerle eşit haklara sahip olma mücadelesinin söz konusu olması üzerine Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin, kadınların verdiği mücadeleyi duyurmak adına bir gün belirlenmesi fikrini sunmuştur. Clara Zetkin tarafından sunulan bu fikrin üzerine ilerleyen zamanlarda 8 Mart, Dünya Emekçi Kadınlar Günü olarak seçilmiş ve sonrasında Birleşmiş Milletler tarafından da onaylanarak kadının mücadelesine farkındalık yaratmak adına ilan edilmiş uluslararası bir gün olarak belirlenmiştir (Basın-İş Sendikası).

 

Dünyaya ve toplumlara hakim olan eril zihniyet ve erkek egemen sistem, kadını tarih boyunca kendini kanıtlamaya veya saklamaya zorlamıştır. Erkeğin otorite; kadının ise itaat eden durumda olmasını dayatan bu sistem yıllar boyunca kadının erkekten daha değersiz olduğunu topluma aşılamış ve kadını ikinci planda görmüştür. Yunan mitolojisinde bile dişil nitelikte olan tanrıların ikinci planda tutulduğu görülmektedir. (Evin Arslan, Yunan Mitolojisinde Kadın İmgesi)

Üstelik kadının ön plana çıkmak, otorite sahibi olmak için kendi olmaktan çekinmesi gerektiğini dayatan bu sistemde zarar gören yalnızca kadınlar değildir. Kalıplaşmış ve dayatılmış tüm cinsiyet rolleri sağlıksız bir toplumun huzursuz bireylerini yaratmaktadır. 

Otorite ve gücün yalnızca bir cinsiyete özel olduğu fikri, bireylere değil cinsiyetlere biçilen özellikler ve değerler, şu an gündemde olan pek çok sosyal ve toplumsal sorunun kaynağında yatıyor. 

Bu bağlamda, 8 Mart,  aslında sadece kadın haklarının ve emekçi kadınların hatırlandığı bir gün değil; toplumsal cinsiyet rollerinin, kadın-erkek fark etmeksizin bireyde ve toplumda yarattığı huzursuzluğu ve eşitsizliği hatırlatan bir gün. 

 

Fotoğraf: This is Mana

Dilerim ki her sene bu ay; televizyonda, telefonda gördüğümüz, kadının adını anan ve gücünü anlatan reklamlar ve kısa filmlerin sayısının her sene artıyor oluşu bu bilincin ve farkındalığın arttığının bir işareti olsun. Dilerim ki, bu bilinç çığ gibi büyüsün; yalnız bir gün, bir ay değil her gün anılsın. Dilerim ki, erkek olmak güçle; kadın olmak sabır ve zarafetle anılmasın; kadının güzelliğinden çok başarısı, erkeğin gücünden çok zekası ve vicdanı konuşulsun. Kadın veya erkek olarak anılmak için kimse, hiçbir filtreye tabi tutulmasın. “Kadın hakları” tabiri literatürden kalksın, “insan hakları” anılsın. Dilerim ki kadın veya erkek değil, insan söz konusu olsun. 

Eşitliğin hakim olduğu, daha özgür ve daha adil günler görmek dileğiyle, 

#İstanbulSözleşmesiYaşatır! 

 

Kaynaklar:

Siyaset Dergisi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, https://siyasetdergisi.com.tr/8-mart-dunya-kadinlar-gunu/

Basın-İş Sendikası, Dünya Emekçi Kadınlar Günü Tarihçesi, http://www.basin-is.org.tr/dunya-emekci-kadinlar-gunu-tarihcesi,2,2,172#.YESYLi3Ok6g 

Evin Arslan, Yunan Mitolojisinde Kadın İmgesi: Kutsal mı Lanetli mi?, Biamag, 16.02.2019, https://m.bianet.org/biamag/diger/205532-yunan-mitolojisinde-kadin-imgesi-kutsal-mi-lanetli-mi 

 


Alakalı Paylaşımlar

2 düşünce “8 Mart: Dünya Emekçi Kadınlar Günü

  1. Cevap
    Olcay
    7 Mart 2021, 16:04

    Tebrikler tüm dileklerin kabul olması arzusuyla Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun geleceğin aydın kadınları güç sizsiniz

  2. Cevap
    Canan
    7 Mart 2021, 16:56

    Tebrikler, çok güzel bir yazı, inşallah birilerinin yüreğine ve zihnine kazinir, yolun açık olsun…

Bir yorum bırak

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.