Görmek, Değiştirmek İsteğiyle: Hayatımızda Plastikler

plastiksiztemmuz

Merhaba! Bildiğiniz gibi bu ay plastiksiz yaşam pratikleri ve alternatiflerden bahsettik.

Hayatımızı plastik ve türevleri olmadan da sorunsuz ve çevreye daha duyarlı bir şekilde yaşayabileceğimize inanıyoruz. Değişimi hayatın her alanında ve bir anda gerçekleştirmek elbette zor fakat bilincimizi arttırırken ufak aksiyonlar alabilmek de oldukça önemli. Bugün sizlere hayatımızda ufak ama bazen görünmez kılınan plastik kullanımlarımızdan örnek vermek istiyorum. Birçoğumuz çoğunun farkında olsak da gözden kaçırdığımız şeyler olabiliyor.

Bu yazının ilhamını aslında Dilruba’nın yazmış olduğu “31 Günlük Challenge” yazısından aldım. Yazıda bahsettiği plastik ayak izi hesaplama uygulamasını kurcaladığımda gözden kaçırdığım irili ufaklı birçok şey fark ettim ve sizlerle de paylaşmak istedim.

Lensler

Beni çok şaşırtan bir ihtiyaç ile başlamak istiyorum, lensler. Görmek için ihtiyacımız olan kimimiz için birincil kimimiz için ikincil bir ihtiyaç aslında lensler. Gözlük kullanan biri olarak lenslerin tam olarak hangi materyalden yapıldığını ve nereye gittiğini, bu uygulamada görmeden önce hiç düşünmemiştim. Lenslerimizin hammaddesini plastikler oluşturuyor yani düşünmeden öylece çöpe, tuvalete attığımız lensler bizlere görmemizde yardımcı olsa da uzun vadede görmek istemeyeceğimiz sahnelere sebebiyet verebiliyor. Bu yüzden bilinçli bir şekilde kullanım sağlamak hepimizin yararına olacaktır.

Tıraş Bıçakları

Üzerine daha önce düşünmediğim bir diğer nesne ise jilet. Kişisel hijyenimiz için kullandığımız ve unuttuğumuzda, kaybettiğimizde kolaylıkla yenisini aldığımız jiletler her yıl katkıda bulunduğumuz 2 milyar plastik atığının bir parçası.

Poşet Çaylar

Peki ya poşet çaylar ve bitki çayları? Herhangi bir aktardan veyahut lokal dükkanlardan alıp süzgeç yardımıyla demlediğimizde sıfır artık çıkarabilecekken düşünmeden kullandığımız poşet çaylar plastik evrenine katkı sunmaya devam ediyor.

çay süzgeci

Fotoğraf: Alleksana – Pexels

Ambalajlar

Bugün hazır şekilde satın aldığımız tüketim ürünlerinin çok büyük kısmı plastik ambalajlara sarılmış bir biçimde satılmakta. Amacımız elbette zevk aldığımız ve ihtiyaç duyduğumuz bir yiyeceği ya da nesneyi bir anda kenara koymak değil. Gerçekçi olmak ve gerçeğin getirdiği sorumlulukla yüzleşmemiz gerektiğine inanıyorum. Hayatımızda yaptığımız ufak değişimlerle plastik kullanımını azaltabiliriz.

Ev Gereçleri

Bahçe bakımı için tercih ettiğimiz ürünleri plastik olmayan nesnelerle değiştirebiliriz belki? Ya da mutfağımızda ikinci bir plastik kaşığa, ikinci bir buzluğa ihtiyaç yoktur belki? Paket lastiklerini hemen bugün artık kullanmayabiliriz mesela. Kablolarımızı örgü iplerle koruyabilir böylelikle uzun süre yenisine ihtiyaç duymayız.

Sakızlar

Ya da sakızlar? Hammaddesini daha önce düşünmüş müydünüz? Ne yazık ki her sakız çiğnediğimizde aslında tatlandırılmış polimer yani plastiğin bir çeşidini çiğniyoruz.

İhtiyacımız olmayan ürünleri almayı azaltıp elimizdekileri de uzun süreli kullanabilmeyi öğrenebilirsek şayet yaptığımız ve aslında yapmak zorunda olduğumuz fedakarlığın karşılığını mutlaka göreceğiz.

Doğa onun için yapılan her şeyin karşılığını veriyor, nerede duracağımıza ve nereden bakacağımıza ise bizler aksiyonlarımız ile karar veriyoruz. Yarın değil hemen bugün daha az plastik, #plastiksiztemmuz ve plastiksiz bir dünya diliyoruz!

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.