Hızlı Moda’ya Bir Başkaldırı: Yavaş Moda

Hayat bizim için kısa belki ancak sahip olduğumuz eşyalar da bizimle birlikte göçüp gitmiyor ne yazık ki dünyadan. Doğada çözünmeyen materyaller içeren polyester, akrilik, naylon gibi kumaşlardan üretilen kıyafetler yüzlerce yıl çevreyi kirletmeye devam ediyor. Ömrü çok uzun olan bu kıyafetlerin kullanım süresi ise tam aksine çok kısa. Hızlı moda markaları bu düşük kalitedeki kıyafetlerden binlerce üretiyor, aylarca depoda ve rafta alıcısına ulaştırmayı bekliyor, satın alındıktan birsüre sonra da kullanım ömrünün sonuna geliyor. Sonrası malum… Belki okyanus diplerinde, belki bir çöp yığını arasında, belki de yerin altına karışıp bulunduğu yeri kirletmeye yüzyıllarca devam ediyor. Sanki asıl üretim amacı buymuş gibi. 

Ucuzluk Yarışı

Hızlı moda markalarının ürünleri erişilebilir oldu. Peki bu ne demek? Artık ürünlerini daha ucuza satıyorlar. Peki bu kadar mı? Hayır, ne yazık ki bu kadar değil. Şu gerçeğin farkında olalım, hiçbir hızlı moda markası elde edeceği kardan fedakarlık ederek ürünlerinin fiyatını düşürmez. Bunun tek yolu üretim maliyetini düşürmekten geçer. Peki üretim maliyeti nasıl düşer? Ya üretimin gerçekleşmesi için emek veren işçi hakkını alamaz, ya da ucuz hammadde kullanılır. Hatta bazen her ikisi de… Burada biraz duralım. Burada maddi manevi bir sömürü söz konusu. Ben ürünü ucuza alır geçerim, polemiğe girmem diye düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Hızlı üretimin, sentetik hammaddenin ve deniz aşırı ülkelerde ucuz işçilik maliyeti ile üretilip kapına gelen ürünün devasa miktarlarda karbon emisyonu ve bunun da gizli bir maliyeti var. Sağlık problemleri ve toplumsal sorunlar olarak dönüp dolaşıp yine cebimizdeki paramızdan oluyoruz günün sonunda. Fakat ucuz ürün satın almanın dayanılmaz hafifliği anlık olarak gözümüzü kör ettiğinden dolaylı olarak bizi sağlığımızdan eden bu döngüye katkı sağladığımızı göremiyoruz. 

Fotoğraf: Priscilla Du Preez-Unsplah

Köprüden Önce Son Çıkış: Yavaş Moda

Hızlı modanın anlık keyif vererek uzun vadede dünyayı ve üzerinde yaşayan her şeyi zehirlediğini biliyoruz. Peki bunun alternatifi ne? Yavaş moda neyi daha farklı yapıyor?

Yavaş modanın nihai amacı biz tüketicilere ürün satmak değil. Tüketicilere kıyafetinin hangi şartlar altında, nerede ve kimler tarafından, nasıl bir materyal kullanılarak üretildiğini sorgulatmayı amaçlıyor. Kısaca etiket okumayı yani bilinçli bir tüketici olmayı öğretiyor. Yavaşlamayı ve evrene bıraktığımız negatif etkileri azaltmayı öğretiyor. Yavaş moda markası müşterisine ‘İhtiyacın yoksa benim ürünümü satın alma.’ diyebiliyor.

En basitinden yavaş moda dünyayı koruyor. Birbirlerine rakip değil paydaş gözüyle bakan yavaş moda markalarının daha fazla üretim, daha fazla satış gibi dertleri yok. Bu sayede makineler yerine insanlar ön plana çıkıyor, el emeği ve doğal ipliklerden oluşan ürünler sayesinde su ve hava kirliliği en aza iniyor ve en önemlisi günün sonunda her kıyafet bir hikâyeye sahip olarak üretiliyor. Yavaş moda elini taşın altına koyup sorumluluk alıyor ve ‘Her satın alma bir onaylamadır.’ mottosundan yola çıkarak onaylamadığımız bir düzene katkı sağlamaktan bizi kurtarıyor.

Her birimizin bu konuda atabileceği büyüklü küçüklü adımlar var. Hızlı modaya ‘fast food’ mantığıyla yaklaşıp sağlıksız bir alışkanlık olarak bakmakta ve bırakmanın yollarını aramakta fayda var. Yavaş modanın aslında çok da uzakta olmadığını köklerimizde, geleneklerimizde var olduğunu biliyoruz. Şimdi tek yapmamız gereken, yeniyi ve eskiyi harmanlayıp çözümün bir parçası olmak ve yaşayan hiçbir canlının gözyaşına mal olmayan, adil üretim ürünü yumuşacık kıyafetlerin içinde rahat bir vicdanın tadını çıkarmak.


Alakalı Paylaşımlar

Bir yorum bırak

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.