Mutluluk Bakanlığı Olan Ülke: Bhutan

Mutluluk Bakanlığı Olan Bir Ülke Var!

Merhabalar! Bu ay bize ilham veren herhangi bir şeyden bahsetme kararı almıştık. Yeşillik seviyesinden, insanların yüzündeki gülücüklerin içtenliğine kadar ilham oldu bana Bhutan Krallığı.

Dünyada en çok karbon salınımına neden olan Çin ile Hindistan’ın arasında kalmış, Mutluluk Bakanlığı’na sahip olup, gelişimini Gayri Safi Milli Mutluluk ile ölçen, sıfır karbon ve ormanlarının %60’ını koruma altında tutmaya kararlı bir ülke. Rüya gibi değil mi? Gerçek.

Dünyanın dört bir yanı iklimi korumak için eylemlerde bulunma anlaşmalarını imzalayıp bozarken, Güney Asya’nın Doğu Himalayalarında, denize kıyısı olmayan küçük bir ülke olan Bhutan, toprakların varlığından beri zaten harika bir denge halinde yaşıyor.

Bizim gibi ülkelerde gelişmişlik düzeyi genel olarak Gayrisafi Milli Hasıla üzerinden hesaplanır ve örneklendirilir. Bhutan hükümeti, son 46 yıldır başarısını ekonomik gelişme yerine mutluluk derecesi ile ölçüyor. Bhutan’ın 4. kralı Wangchuck, dünyadaki mevcut kalkınma paradigmasının, insanın nihai hedefi olan mutluluğu göz ardı ettiğini düşünerek; temel arzumuzun mutluluğun peşinden gitmek olduğuna inanan Gayrisafi Milli Mutluluk (GSMM) yaklaşımını, maddi ve manevi değerlerin dengelendiği bütünsel ve sürdürebilir bir kalkınma olarak ifade ediyor.

GSMM dört ana hedeften oluşuyor: Adil ve eşitlikçi sosyo-ekonomik kalkınma, çevresel koruma, kültürün tanıtımı ve korunması ve iyi yönetim. Bu dört ana hedef kendi içinde: manevi refah, sağlık, eğitim, yaşam koşulları, dengeli yaşam ve doğaya karşı sorumluluk gibi alanlara ayrılıyor.

mutluluk bakanlığı olan ülke Bhutan

Fotoğraf: Gaurav Bagdi – Unsplash

Şu anda ülkenin başındaki 5. Kral Jigme Khesar Namgyel Wangchuck geliştirdikleri sistemi şöyle açıklamış: “Bugün GSMM birçok insana birçok şey ifade etmektedir; benim içinse en basit ifadeyle ortak değerler aracılığı ile kalkınmayı ifade etmektedir. GSMM halkım için iyilik, eşitlik, insaniyet ve ekonomik gelişme arasındaki bağdır. GSMM daha iyi bir gelecek için akıllı kararlar almamıza rehberlik eden Milli Şuur rolü oynuyor.”

Bhutan, on yıl içerisinde karbon tüketimini on milyon tona çıkarırken karbon emisyonlarını sıfıra indirmeyi hedefliyor. Karbon emisyonları 2040 yılına kadar iki katına çıkabilse de, mevcut orman örtüsünü koruduğu sürece, en azından, karbon negatif kalacak. Bence bu şu an dünyamızda peşi sıra olan felaketler için çok önemli bir nokta. Kısacası, Bhutan kendini çevre korumaya adamış bir ülke; anayasası, toplam toprak kütlesinin en az yüzde 60’ının ormanlarla kaplanmasını zorunlu kılıyor, bu hedef şu anda kolayca karşılanıyor ve hatta aşılıyor. Ülkenin yarısından fazlası da sit alanları, milli parklar ve hayvan barınakları olarak ayrılmış.

Verdiği sözler arasında:

* Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 16. Maddesine göre sıfır karbon politikası izleyeceği

* Çevreci hidroelektrik enerjisine büyük yatırım yapacağı (Hidroelektrik, ülke genelinde elektrik sağlıyor ve yakacak odun ihtiyacını en aza indiriyor. Sonuç olarak ülkenin ormanlarını sağlam tutuyor.)

* Topraklarının yüzde 80’inden daha büyük bir kısmı ormanlarla kaplıyken bu oranın hiçbir zaman yüzde 70’in altına düşmeyeceği

* Ülkenin yüzde 33’ünü vahşi yaşamı korumak amacıyla milli park ya da rezervler olarak tahsis edileceği

* Okullarda GSMM eğitimi başlatılacağı var.

 

Ayrıca anayasal olarak, kadınlar erkeklerle eşit haklara sahip. Çiftçiler, girişimciler, doktorlar, mühendisler ve ev hanımları olarak ekonomik, politik ve sosyal hayatın her alanında aktif olarak yer alıyorlar.

Bütün dünya kimyasallarla başa çıkmaya çalışırken Bhutan’da böyle bir sorun yok. Ülkede herhangi bir kimyasal ürünü ithal etmek veya kullanmak yasalara aykırı. Anlayacağınız, kullanılan her şey ülke içinde yetiştiriliyor ve tamamen doğal ve yerel.

Bhutan halkının çoğu Budist. Bu din tüm hayvan dünyasına saygı duymayı öğrettiğinden, vejetaryenlik orada çok yaygın. Ayrıca elektrikli araçlar gibi çevre dostu ürünleri fazlasıyla destekliyorlar.

Dünyamız şu an, bu zamana dek eşine rastlanmamış materyalist düşünceler uğruna diğer her şeyin geri plana atıldığı bir sistemin yıkıcı yan etkilerini yaşıyor. Bütün bunlarsa gezegenimizin birçok yerinde kirlilik, iklim değişikleri, eşitsizlik, türlerin yok olması, ekonomik güvencenin yok olması ve yoksulluk olarak sonuçlanıyor. Burada Bhutan’ın gördüğü şey aslında dünyada pek çok ülkede artan tüketim çılgınlığına rağmen mutlu insan olmayışı; çünkü tüketimdeki artış; iç huzur, sağlık, sosyal ilişkiler ve çevrenin pahasına gerçekleştiriliyor.

Gördüğün üzere, günün sonunda önemli olan, mutluluk. İnsan mutlu olduktan sonra bakın ne güzel hayaller kuruluyor, teşvik ediliyor ve o güzel hayaller büyüyüp çoğalıyor. Mutluluklar ve iç huzur dilerim, hayatın çok keyifli geçsin!

 


Alakalı Paylaşımlar

Bir yorum bırak

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.