Pandemi İçinde Pandemi: Aile İçi Şiddet

Koronavirüs çok uzun zamandır bizimle birlikte ve hayatımızın en orta yerindeyken alınan en etkin ve önemli tedbirlerden biri kamusal alanda daha az varolmayı gerektirip evden çıkamamayı zorunlu kılıyor.

Toplumun büyük bir kısmı salgından korunmak için elinden geldiğince tedbir alıp dikkatli olsa da yine çok büyük bir kısmı maalesef ki başka bir tehlike altında. O tehlikenin adı da aile şiddet. Ülkemizde ve dünyanın birçok yerinde kadına yönelik şiddet her geçen gün artmakta. İçinde bulunduğumuz kaygı ve korku durumu bir yana pandemiyle birlikte sosyal izolasyonun neredeyse zorunlu hale getirilmesi kadınları birçok farklı yönden olumsuz etkilemeye devam ediyor.

Fotoğraf: This is Mana

Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA)’nun 2020 nisan ayındaki raporunda  koronavirüs salgınında uygulanan karantina önlemleri nedeniyle en az 15 milyon daha aile içi şiddet vakasının yaşanmasının öngörüldüğünü açıkladı. Bugün gelinen noktada yalnızca kendimizin ve yakınlarımızın tecrübelerine bakacak olursak şiddet seviyesinin ne denli arttığını ve buna karşılık olarak yaşam alanlarımızın ne kadar daraldığını görebiliriz.

409 ve 140 sayıları. Ne yazık ki öylesine sayılar değiller. Şiddetten ölen kadınlar için dijital bir anıt oluşturan anitsayac.com’un verilerine göre 2020 yılında Türkiye’de 409 kadın öldürüldü. 2021’in ortasına kadar ise 140 kadın. Daha nicesi psikolojik şiddet ve fiziksel şiddetle her gün karşı karşıya. 

Kadınlar pandemide aynı anda çalışırken, çocuk bakarken, yemek yaparken yanı kısacası ev içi emeğini ücretsiz bir şekilde üretmeye devam ederken pandemi tedbirleriyle birlikte yaşadıkları olumsuz durumları paylaşma, sosyal bir temas kurma veyahut bulundukları yerden uzaklaşma gibi çözüm niteliğindeki eylemlerden mahrum kalmaktadır. Kadınlar sosyal alanlardan uzak kaldığı için seslerini daha az duyurmakta ve tehlikeye daha açık hale gelmektedir.

Durum böyleyken İstanbul Sözleşmesi gibi bir sözleşmenin ne denli önemli olduğunu ve uygulanması gerektiğinin altı çizilmelidir. Kadınların,çocukların, farklı cinsel yönelim ve kimlikteki kişilerin can güvenliği tehlikedeyken onların haklarını savunacak ve onları korumaya alacak bu sözleşme bizlerin hakkıdır ve devletin koruması altında olmalıdır.

Ataerkil toplumların erkeklerin lehine güçle, kuvvetle, hakimiyetle inşa ettiği bu dünyayı bizler özgürlüğe, bağımsızlığa ve bireylerin eşitliği ilkesine inananlar olarak asla kabul etmeyeceğiz. 

#İstanbulSözleşmesiYaşatır!



Okumalar:

Başlık:https://www.nejm.org/doi/full/10.1056/NEJMp2024046 (Esinlenildi)

Yılmaz, G., & Aydın Doğan, R. (2021). COVİD-19 Pandemisi Nedeniyle Yaşanılan Toplumsal İzolasyonun Aile İçi ve Kadına Yönelik Şiddet Üzerine Etkisi
https://www.evrensel.net/haber/400325/korona-gunlerinde-kadina-siddet-bahaneler-artti-acil-onlem-sart 

https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-52454493 

 


Alakalı Paylaşımlar

Bir yorum bırak

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.