Scuba Dalış: Denize Büyük Bir Balık Gözüyle Bakmak

scuba dalış

Hayatımızın ilk dokuz ayı gibi bir yolculuk. Tıpkı anne rahmindeki gibi; mutluluk, güvenlik, esenlik duygularını arttıran tanıdık bir his.

Dalış, eski zamanlarda mütevazi başlangıçları olan bir spor. Önceleri Erken Yunanistan ve Roma’daki insanların nefeslerini tutarak (serbest dalış) veya içi boş bitki sapları (bir nevi şnorkel) ile keşfettikleri bu serüvenin bilinç altındaki eski reflekslerimizi uyandırması, içgüdüsel olarak daha fazla keşfetme isteği uyandırmış.

Bugünkü konumuz ise Scuba Dalış. SCUBA (Self-Contained Underwater Breathing Apparatus) kelime anlamı olarak Kendinden Yeterli Sualtı Solunum Aygıtı’nın kısaltmasıdır. Popüler, eğlenceli ve kültürel olan bu rekreasyonel aktivitede, su altı yaşamını serbest dalışta nefesimizin yettiği kadar keşfedebiliyorken; içerisinde basınçlı hava olan tüp sayesinde su altında kalabilme süresini arttırmış oluruz.

Yüzme bilen ve dalışa engel teşkil edecek önemli bir sağlık sorunu olmayan herkesin yapabileceği, yapanlara büyüleyici bir dünyanın kapılarını açacak olan bu deneyim için teorik ve pratik eğitimlerden geçmek gerekir.

Okyanuslarımız sadece binlerce hayvana ev sahipliği yapmakla kalmaz, aynı zamanda dünyada bulunan suyun neredeyse tamamını içerir. Soluduğumuz oksijenin çoğu okyanus tarafından üretilir. Bu, insan türünün dünyanın okyanuslarına bağımlı olduğu anlamına gelir.

Dalış, kelimenin tam anlamıyla ve mecazi anlamda sizi doğaya yaklaştırır. Dalgıçlar, doğayı dalgıç olmayanlardan daha fazla takdir etme eğilimindedir ve sualtı dünyasının bir parçası hissetmekten heyecan duyarlar.

Denizin ve deniz yaşamının faydalı pek çok yanı var. Hatta Hicran’ın Deniz Suyu Terapisi yazısını da buradan inceleyebilirsin. Bir akvaryumun karşısında oturup izlediğimizdeki sakinleştirici etkiyi bir de o canlıların arasında yüzüp, direkt içeriden izlediğinizi hayal edin, harika bir deneyim!

scuba dalış

Fotoğraf: Hicran Kızıltepe

Dalış sırasında kullandığımız nefes teknikleri meditasyon yaparken kullandığımız tekniklere benzer. Sualtı yaşamını izlemeye odaklanmak, zihninizi ‘günlük’ sorunlardan uzaklaştırır, böylece beyninizin dalış süresince diğer her şeyi unutmasına izin verir.

  • Dalış sırasında vücudumuzun ısınması ve alınan yavaş ve derin nefesler tansiyonumuzu düşürmeye yardımcı olur. Birçok araştırma, düzenli olarak dalış yapanların felç ve kalp krizine daha az eğilimli olduğunu gösteriyor.
  • Beyniniz, yüzerken aynı anda çevrenize dikkat ederek dengenizi koruyarak konsantrasyonunu ve farkındalığını geliştirir.
  • Kaslarınızın gücünü ve esnekliğini arttıran bir tüm vücut egzersizidir. Kollarımız daha pasif olmak üzere vücudumuzun neredeyse bütün kaslarını kullanırız, herhangi bir aerobik veya kuvvet antrenmanından çıkmak gibidir dalış. Ayrıca, 10 metre aşağı indiğinizde direncin iki katına çıktığını ve her 10 metre için bu direncin tekrar eklendiğini unutmayın. 10 metrede iki katı, 20 metrede üç katı…
  • Su altındayken vücudunuz bir basınç gradyanına maruz kalır. Tüm vücut kaslarınız aynı anda çalışır ve bunun için oksijene ihtiyaç duyar, bu nedenle bu oksijeni kaslara getirmek için kan damarlarınız açılır ve kan dolaşımını iyileştirir.
  • Bu sualtı etkinliği, ortalama yaşamın sağlayamadığı şekillerde özgürlüğe izin verir. Ağırlıksızlık hissi uçmak gibidir, kendinizi astronot gibi hissedersiniz!
  • Scuba dalış, insanları birbirine bağlar. Uygun şartlarda yapıldığında güvenlidir, bir dalış kuralı olarak, su altına girenlerin her zaman bir arkadaş ile dalmaları gereklidir, yani “dalış buddysi” ile. Arkadaş sistemi, ihtiyaç duyduğunuz bir anda size yardım etmek için birinin orada olmasını sağlar ve tabii ki bunun tersi de geçerlidir. Bu bağ kurma deneyimiyle belki hayat boyu sürecek bir dostluk kurarsınız.

Kendinizi hazır hissettiğinizde, tekneyle açıldığınız gün size derinlerde ihtiyacınız olacak; kulak eşitleme, el işaretleri, yukarı çıkma, aşağı inme vb. anlatan bir brifing verilir. Dalış kıyafetlerinizi giyip buddynizle, ilk dalışsa ayakta durulabilecek kadar sığ koy gibi kontrollü bir dalış alanında başlarsınız ve sonrasında, derinlere inersiniz. O an denize adeta büyük bir balığın gözünden bakarsınız. Umarım şanslı bir balıksınızdır ve keşfettiğiniz alan temizdir. (!)

Her şey büyülüdür, ağırlıksız ortamda bacaklarınızı bükmeden hareket ettirirsiniz, yüzen balıkları izlersiniz, hemen yanınızdan bile geçebilirler. Bir regülatörden nefes almak; tipik bir insan davranışı olmayan, suyun altında nefes almaktır. Bunun için endişelenmek doğaldır fakat suda tüpten nefes alma eylemi endişelendiği gibi değildir, neredeyse tam olarak havada nefes almak gibi hissettirir.

İlk dalışınızda yapabileceğiniz beceriler:

  • El İşaretlerini Kullanarak İletişim Kurmak
  •  Maskenizdeki Suyu Çıkartmak
  • Kulaklarınızı Eşitlemek

İlk dalış yaptığım an benim için ekstra büyülüydü. Teknedeki hafif esintiden uyuya kalmıştım. Beni uyandırıp hemen aşağıda ihtiyacım olacak bilgileri, güvenlik önlemlerini anlatıp, bedenime uygun kıyafeti verip “Atla!” demişlerdi. Bilinçli bir şekilde dinlemiştim elbette, fakat aşağı indiğimizde sanki hala rüyadaydım, son derece gerçekçi ve 5 dakika önce olandan çok daha ilham verici bir rüya. Hayatımın en güzel deneyimlerinden biriydi. Eğer ki bir gün siz de dalış yapmak isterseniz, Fethiye’de Mehtap hocayı bulup ona öpücüklerimi iletebilirsiniz, sevgiyle kalın!

Kaynak ve Öneriler:

 


Alakalı Paylaşımlar

Bir yorum bırak

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.